Hiçbir benzeri bulunmayan Greyfurt büyüklüğünde taş küre buldular: 2 teori üzerinde duruyorlar

Img

Azerbaycan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, günümüzden binlerce yıl öncesine ait, neredeyse kusursuz bir simetriye ve işçiliğe sahip gizemli bir taş küre bulundu. Güney Kafkasya arkeolojisinde daha önce hiçbir benzerine rastlanmayan bu sıra dışı eser, hem yapım tekniği hem de kullanım amacıyla bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık ve heyecan yarattı.

Celilabad ilçesindeki Paşa Tepe arkeolojik alanında gün yüzüne çıkarılan bu gizemli obje, Neolitik dönem insanının zanaat yeteneklerine dair bilinen tüm teorileri sarsmaya aday görünüyor.

Ne bir çentik var ne bir delik: Bilinen hiçbir alete benzemiyor

Yaklaşık bir greyfurt büyüklüğünde, 10 santimetre çapında ve 1,87 kilogram ağırlığında olan taş küreyi benzersiz kılan şey, üzerindeki sıfır hata ile yapılmış cila ve pürüzsüzlük.

Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Vafa Mahmudova, eserin bölgede şimdiye kadar bulunan en önemli Neolitik taş obje olduğunu vurguluyor. Uzmanları en çok hayrete düşüren nokta ise kürenin üzerinde kullanım amacını ele verecek delik, darbe izi, kesici yüzey, aşınma veya bağlantı noktası gibi hiçbir izin bulunmaması. Eser, bu haliyle Neolitik çağın bilinen hiçbir araç gereç grubuyla eşleşmiyor.

İlkel şartlarda bu kusursuz simetri nasıl sağlandı?

Binlerce yıl önce, modern teknolojinin esamesi bile okunmazken insanların bu denli düzgün, pürüzsüz ve simetrik bir yapıyı hangi teknikle ürettiği tam bir muamma. Taşın tam olarak hangi kayaç türünden yapıldığı ve yüzeyinin nasıl bu kadar hassas işlendiği, laboratuvarlarda yapılacak mikroskobik ve mineralojik analizlerin ardından netleşecek.

Araştırmacı Vafa Mahmudova, bu keşfin Levant, Anadolu ve Güney Kafkasya arasındaki tarih öncesi kültürel ve ticari bağları yeniden yorumlamak için çok kritik veriler sunabileceğini belirtiyor.

İki güçlü ihtimal var: Törensel ritüel mi, ilkel ticaret terazisi mi?

Kürenin ne amaçla üretildiğine dair sis perdesi henüz aralanmadı ancak bilim insanları şu an iki temel teori üzerinde duruyor:

Kürenin yüksek işçiliği ve aşınmamış yapısı, onun sıradan günlük bir iş için değil; dinsel, törensel veya ritüel amaçlı kutsal bir obje olarak kullanılmış olabileceğini akla getiriyor.

Bir diğer çarpıcı ihtimal ise bu kusursuz ağırlığın, erken dönem takas ve ticaret sistemlerinde standart bir ağırlık birimi (terazi ağırlığı) olarak işlev görmüş olması. Kesin sonuç için laboratuvardan gelecek veriler beklenecek.

Orta Çağ su boruları da bulundu 

Küreye ev sahipliği yapan Paşa Tepe arkeolojik alanı, tarihin farklı katmanlarını barındırmaya devam ediyor. Kazıların derinleştiği diğer katmanlarda, Orta Çağ dönemine ait olduğu belirlenen seramik su boruları da bulundu. Bu durum, bölgenin Neolitik çağdan Orta Çağ’a kadar binlerce yıl boyunca farklı medeniyetler tarafından kesintisiz olarak bir yerleşim merkezi olarak kullanıldığını kanıtlıyor.

yok

Author: Ayşe Şahin